Aktaş: 'Hangi gün, hangi kurdan, hangi bankaya ne kadar döviz satıldı'

Muhalefetin peşini bırakmadığı Merkez Bankası’nın 128 milyar dolar rezerv konusu gündemden düşmüyor.

Muhalefeten iktidardan gelen açıklamalar yetersiz buluyor.

Konuyu bugünkü köşesine taşıyan Dünya yazarı Alaattin Aktaş, buna değiniyor ve Her ne kadar o açıklamalar pek tatmin etmediyse de yine de ortada ciddi bir kazanım var. Merkez Bankası’na ait 128 milyar doların “arka kapı yöntemleriyle, teamüllerin dışına çıkılarak ve açıklanmamış bir protokole dayanılarak satıldığı” kabul edilmiş oldu” diyor. 

"Bu paranın yok edildiğini iddia etmek elbette yanlıştı; dolar verildi TL alındı; ama bu dövizin “hayırlı bir iş için” harcandığını savunmak da o kadar yanlış!” ifadelerini kullanan Aktaş özetle şunları söylüyor: 

"Hadi bu satış işine iyi niyetli girildi diyelim... Merkez Bankası’nın döviz sattığı pek belli olmasın, Merkez döviz satıyor diye piyasalar paniğe sürüklenmesin düşüncesinden hareket edildiğini varsayalım... Pek sonuç; ne amaçlandı, ne oldu?

Bu kadar döviz satarak kuru belli bir düzeyde tutmak amaçlandıysa ortada bir başarı yok. Ama kuru “belli bir dönem belli bir düzeyde” tutmak amaçladıysa, gayet başarılı dönemler söz konusu. (Örneğin 2019’un mayısından 2020’nin şubatına kadar olan dönem, örneğin 2020’nin haziran ve temmuzu...)

Şimdi gündemde bu dövizin kimlere satıldığı konusu var. Her ne kadar biz de “O birileri kimlerdi” diye soruyorsak da bu dövizin kimlere satıldığı hiçbir zaman bilinmez. Amaç da biraz bu zaten; döviz havuza akıtılsın, oradan yurtdışındaki çocuğuna 300-500 dolar gönderecek olan da alış yapsın, tasarrufunu dövz cinsinden tutmak isteyen bir de gelip 50 dolar, 100 dolar alsın, borcunu ödemek için ucuz dövize ihtiyacı olan birleri de milyonlarca dolarla havuzu boşaltsın! Farkında değil miyiz, diğer alıcılar adeta figüran ve asıl alım yapanların gizlenmesini sağlıyor.

Hangi kamu bankasına, hangi gün, ne miktarda dövizin, hangi kurdan satıldığı elbette istendiği an açıklanabilir. Bu birkaç saatlik bir iştir. Ama sonrası, yok! Varsayın ki herhangi bir gün Hazine bir kamu bankasına 5 milyon dolar sattı. O kamu bankası da aynı gün pyasaya 7 milyon dolarlık satış yaptı. Hazine’den gelen 5 milyonla diğer 2 milyonu ayırt etmek mümkün mü? 5 milyon artı 2 milyon o gün havuza boşaltılıyor, bir taraftan da satılıyor. Ya o gün için tüm döviz satışlarının detayı açıklanacaktır ya da hiçbir açıklama yapılmayacaktır.

Bırakın bu arka kapı operasyonunu, yıllar öncesine dönelim ve Merkez Bankası’nın ihale ya da müdahale yoluyla bankalara döviz sattığı döneme bakalım. Merkez Bankası bu yollarla bankalara döviz sattığında o döviz nihai olarak kimlerin aldığı açıklanıyor muydu, hayır. Bu ticari sırra girer.
Dolayısıyla bu aşamadan sonra açıklanacak olan bellidir: “Hangi gün, hangi kurdan, hangi bankaya ne kadar döviz satıldı..."

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz