Aktaş: 'Küçük işletmeler darboğazı aşabilmek uğruna varlık satışına yöneldi'

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK),mart ayı konut satış istatistiklerini açıkladı. Türkiye genelinde konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2.4 artarak 111 bin 241 oldu. 

Dünya yazarı Alaattin Aktaş bugünkü köşesinde konuyu değerlendirdi, "Biz konutta yalnızca ilk el olanları satış sayıyor, ikinci eldeki hareketi satış değil devir olarak nitelendirmeyi tercih ediyoruz” ifadelerini kullandı. 

Aktaş, özetleş şunları söylüyor: 

"İkinci elde defalarca el değiştirmiş bir konutun bir kez daha devre konu olması gerçek anlamda bir satış değil çünkü. A şahsından B şahsına geçen bir mülkiyetten söz ediyoruz ve bu devrin konut stokunun azalmasına ve dolayısıyla inşaat sektörünün harekete geçmesine hiçbir katkısı olmadığı ortada.

TÜİK tarafından açıklanan mart ayına ilişkin son veriler, hem ilk el satışta, hem ikinci el devirde bir önceki aya göre artış olduğunu, aslında bu artışın ocaktan beri sürdüğünü ortaya koydu. İpotekli satışlardaki artışta kredi faiz oranlarındaki çok sınırlı da olsa gerilemenin bir etkisi vardır.

Peki ikinci elde gerçekleşen devirleri nasıl açıklamak gerekir? Mart ayındaki ikinci el devir 78 binle geçen yılın ekim ayından sonraki en yüksek düzeye çıktı. Birileri ikinci el konut devralıyorsa, birileri de devrediyor demektir. Devreden başka ikinci ele mi yöneliyor, yoksa ilk el konut mu alıyor, bilemeyiz tabii ki. Ya da amaç başkadır...

İkinci el konut devrinin giderek hızlanıyor olması akla başka nedenler getiriyor. Pandemi yüzünden bazı sektörlerde neredeyse bir yıldır büyük bir sıkıntı yaşanıyor. Nakit darboğazı had safhada. Varlıkları nakde döndürme zorunluluğu giderek artıyor. Çaresiz kalanlar öyle görünüyor ki ellerindeki varlıkları nakde döndürmeye çalışıyor. Bu varlıkların başında da hiç kuşku yok ki konut geliyor.

Bu konuda bir istatistik yok, olması da mümkün değil zaten. Ama genel hava, çok sayıda küçük işletme sahibinin içine düştüğü darboğazı aşabilmek uğruna varlık satışına yöneldiği. Bu eğilim pandeminin seyrine göre daha da belirginleşebilir."

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz